Haziran 30, 2009 at 17:35 | Genel
- Posted by admin |
Sevgili, Öss adayları her sene binlerce kişinin girdiği öss sınavı aslında planlı çalışıldığı takdirde hiçde o kadar zor değil. Sizde sistematik şekilde çalışmaya devam ettirdiğiniz sürece öss sonuçları açıklandığı gün kazanma sevincini yaşayabilirsiniz.
İşte size yardımcı olacak küçük bilgiler…
1- Öncelikle zayıf olduğunuz derslere ciddi bir biçimde yoğunlaşmalısınız sevdiğiniz derslere değil bilmediğiniz konulara çalışmalısınız
2- Danışman ve rehber öğretmenlerinizle öss öncesi ve öss tercihleri sırasında durum değerlendirmesini yapınız bu profesyonel yardımlar her zaman sizin faydanıza olacaktır.
3-Tatil günlerinizi sınırlı tutmalısınız en fazla 3-4 gün tatil yapınız aksi halde derslerden soğursunuz ve toparlanmanız zaman alır.
4- Dizi, maç, bilgisayar oyunları, arkadaş toplantıları vs. gibi etkinlikleri sınırlandırmalısınız. Örneğin;haftada 4 maç izliyorsanız bunu 1′e indirmelisiniz yada 3 gün arkadaşlarınızla toplanıyorsanız 1 gün toplanmalısınız geçtiğimiz 6 ay boyunca yeterince vakit harcadığınızı düşünürseniz bu 3 ayda bunları uygulamak gayet mantıklı olmalı sizin için.
5- Okul derslerinizle ilgili problemleri ortadan kaldırıp öss‘ye yoğunlaşmanız gerekmektedir.
6- Öss sınavıyla ilgili değişiklikleri takip etmeli ve yeniliklerden haberdar olmalısınız.
7- Ve son olarak sabırlı olup 3 aylık ders programı yapmalısınız.
Eğer bu önerileri uygularsanız öss sonuçları açıklandığında dilediğiniz üniversiteye girmek için gereken puanı elde etmiş olacaksınız. Umarım öss tercihleri istediğiniz gibi olur.
Haziran 6, 2009 at 22:42 | Genel
- Posted by admin |
Konut Edindirme Yapısı altında alınan KEY paralarının 2. ödemesi başlıyor. Key ödemesi yapan 3 kişiden 2’si alamayınca hükümet tekrar ödeme yapmaya karar verdi. 2. Key ödemesinden sadece ödeme alamayanlar yararlananbilecek. Böylelikle KEY ödemesinde madur durum kalmamış olacak.
KONUT Edindirme Yardımı (KEY) ödemelerinden yararlanamayanlar için ek liste hazırlanması kararlaştırdı. Buna göre, halen devam eden ödemelerin ardından hazırlanacak yeni listeyle, ödemelerden yararlanamayanlara hak tanınacak. Bu listede, alacağı tutarı itiraz ederek, tutarın yükselmesini sağlayan hak sahiplerinin de isimleri yer alacak. KEY ödemelerinin başlamasıyla birlikte, birçok hak sahibinin isminin listede yer almadığı ortaya çıktı. KEY hak sahipleri üç ay içinde itiraz edebilecekler. Bu itirazlar sonucunda yeni tutarlar da devlet tarafından ödenecek. İkinci etap ödemelerin sağlıklı yapılması için yeniden KEY listesi hazırlanması kararlaştırdı.
Read the rest of this entry »
Haziran 5, 2009 at 01:14 | Genel
- Posted by admin |
Tüketici Hakları Nelerdir
TÜKETİCİ HAKLARI
Tarihi Milat’tan önceki dönemlere kadar uzanan tüketiciyi koruma eylemleri ve önlemlerinin örgütlü hale gelmesi yolunda ilk adım, 1928 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde atıldı. Amerika Standartlar Bürosu’nun mamüllerin kontrolü için yaptığı test sonuçlarını “Tüketici Raporu” adı altında yayınlaması, tüketici bilincinin uyanmasına neden oldu. Bu bilincin gelişmesi sonucunda, ABD Başkanı J.F.Kennedy, 15 Mart 1962 tarihinde Temsilciler Meclisi’nde ilk kez tüketici hakları kavramından söz etti.
Amerika Birleşik Devletleri’nde başlayan tüketici hareketi (Consumerism), daha sonra Batı Avrupa’ya da yayılarak evrenselleşti. BM Tüketici Hakları Beyannamesi, ulusal anayasalara, yasalara ve yönetmeliklere taşındı. Tüketici Hakları Evrensel Beyannamesi’ne imza atan Türkiye’de tüketicilerin örgütlenme girişi 80’li yılların sonunda başladı.
Tüketiciler, satın aldıkları tüketim maddelerinin fiyatı değerinde olmasının ötesinde, çevreye dost olmasını da istediler. Günümüzde, tüketim maddeleri üretilirken üretim girdilerinde çocuk emeğinin olmaması, emeğin sömürülmemesi gibi kıstaslar aranıyor artık.
Uluslararası ve ulusal düzeyde oluşturulan tüketici dernekleri kurulurken, üretici firmalar da tüketicilere kulak verip tüketici hatları ve servisleri oluşturuldu.
Read the rest of this entry »
Şubat 24, 2009 at 16:34 | Biyoloji
- Posted by admin |
Birçok bitkilerin üreyebilmek için böceklerin yardımına ihtiyaçları vardır.
Üreme, Çoğalma olarak da bilinir, bir canlının neslini devam ettirmesi olayı. Büyüme ve gelişmesini tamamlayan her canlı çoğalma yeteğine sahip olur. Çoğalma yeteneğine sahip canlılar kendilerine benzer bireyler oluştururlar ve bu sayede nesillerin devamlılığı sağlanır.
Biyolojinin temel ilkelerinden biri “tüm canlılar kendinden önce bulunan canlılardan meydana gelir” sözüdür. Gerçekten de yaşamın temel yapısı bireylerin çoğalmasıyla gelecek döllerin oluşturulması ve genetik bilginin aktarılmasından geçer. Üremenin birimi ve taşıyıcısı hücre, türlere özgünlüğün aktarılmasını sağlayan ise kalıtım materyalidir.özellikle arılarda partenogenez diye adlandırılan üreme biçimi iki tip arı tarafından gerçekleştirilir.Kraliçe arı(2n) ve erkek arı(n) bölünmeye uğrayarak yumurta ve spermlerini birleştirir.Bunlardan birkaç yumurta erkek arıyı, birkaç yumurta kraliçe arıyı(bunlar arı sütü ile beslenir.), diğerler yumurtalar ise işçi arıları(kısır_bunlarda arı ekmeği ile beslenir.)meydana getirir.
Eskiden, insanlar canlı varlıkların cansız maddelerden oluştuğuna inanırlardı, örneğin, sineklerin çamurdan ya da etten, kurbağaların çamurdan oluştuğu gibi. Mikroskobun bulunuşu ve mikroorganizmaların saptanması sonucu bunların kökeni ile ilgili görüşlerden biri; Abiyogenez (kendiliğinden oluş, Spontan Generasyon); diğeri ise Biyogenez (Kendinden önceki bir canlıdan oluş) dur. Sonraları bir fizikçi olan Francesco Redi’nin ünlü kavanoz çalışması, açık kaptaki ette sinek kurtçuklarının oluşumu ve eti steril ettikten sonra kapalı ortamda ette hiçbir canlının kendiliğinden oluşmadığının ispatlanmasıyla abiyogenez geçerliliğini kaybetti.
Bir hücreli canlılarda çoğalma, vejetatif bölünmeyle birleşmiş ve bu sebeble normal vejetatif bölünme aynı zamanda yeni döller meydana getirilmesini de sağlamaktadır. Çok hücrelilerde ise; çoğalma, germinatif hücreler denen özelleşmiş dokuya indirgenmiştir. Somatik /vejetatif hücreler canlıda yapının oluşmasını, gelişmesini sağlayan ve bireyle birlikte ölen hücrelerdir.
Canlılarda eşeyli ve eşeysiz çoğalma olmak üzere iki çeşit çoğalma vardır.
Read the rest of this entry »
Şubat 24, 2009 at 16:32 | Biyoloji
- Posted by admin |
1- Canlılar neden sınıflandırılıyor?
Yeryüzünde yaklaşık iki milyon canlı yaşamaktadır. Bu canlıları tek tek inceleme olanağı bulunmaması canlıların sınıflandırılmasını zorunlu kılmaktadır.
2- Günümüzde sınıflandırılma nasıl yapılıyor?
Günümüzde sınıflandırılma yapılırken canlıların organ yapılarının benzeyip benzememesine bakılmaktadır. Organları benzeyen canlılar bir araya getirilip sınıflandırılmaktadır. Örneğin, Balina balıklarla mı, yoksa insanla mı aynı sınıfa konulmalıdır?
Read the rest of this entry »